Ya ben düşünen bir insanım, ama insanları veya dünyayı değil.
Sırf kendimi meşgul etmek için düşünürüm. İyi şeyler hiç düşünmem çünkü çok
saçma geliyor bana, sanki düşüncelerimin
hepsi hayale dönüşüyor iyi bir şeyler düşününce. Ama kötü şeyler düşündüm mü
onlar düşünce oluyor işte, gerçekleşmesi mümkün görünüyor. Ve bazen kendimden
korkuyorum bunları düşünürken, çünkü şunu biliyorum ki düşünce gücü diye
muazzam bir güç var insanda. Ve ben bunu rahatlıkla kullanabilen birisiyim.
Kendimi nasıl görmek istersem o gün o tarz düşüncelerimi kafamda oluşturur
senaryolar çizerim. Mesela o gün için halk kahramanı bile olsam o kahraman olan
ben o zamana kadar iyiyse bendeki senaryoyla en kötü günü olur o gün. İyilik
falan yapmayı aklımdan geçirmem, çünkü her kötülüğün altında bir iyilik yatıyor
bende. Dünyayı kontrol edecek bir oyun senaryom var öyle böyle değil bu oyun.
Hatta bunun denemesini Google yapmış 2008li yıllarda (Bu oyunu yapamaya çalışan
varmı diye 2011 de araştırmıştım ordan buldum) yaptıklarını ama onlar tam hayal
edememişler, işin içine iyilik katmışlar projeyi yaparken :D Kötülükten
vazgeçmeyeceksin dünyayı etkilemek istiyorsan. Neden dersen; insan
bunlar insan! Kedi misali kedi ne kadar nankörse işte insanda o kadar
nankördür. Belki ikisi de nankör değildir! İnsanlar iyidir iyi, sen nasılsan onlarda sana karşı öyledir. Benim
sorunum yok insanlarla. Birde kötülük
yapmayı sevmem, gereksiz bir şey seni ve insanları mutlu etmek varken. Ama bir
şeyi var bu kötülüğün içinde onu fark ettim. İnsanlara zarar verecek bir
uygulama, oyun, teknolojik alet veya ne biliyim birisi tarafından geliştirilen
bir şeyin nasıl kötüye kullanılacağını kurgularken ve kurguladıktan sonra ardından
ona bir savunma mekanizması kurguluyor beynim. Yani biri bu kötülüğü yapsa onu
böyle engellerim şeklinde ve o onu şayet yapmaya niyetlense ben zaten önceden
engellediğimi için sorun oluşturmayacak gibisinden gidiyor böyle
düşüncelerle...
Sen şimdi soracan sanki yarım mı kaldı bu yoksa ne
anlattın ki diye soracan bilirim seni. Ben kafamı rahatlatmak için yazdım,
yazmak için yazdım. Kafan rahatsa hayatta sorunun yoktur. Kafanı sev, koru, iyi
geçin yoksa kafan bir şeyi kafasına takarsa vay haline ki vay düşünde dur artık
günlerce, haftalarca, aylarca, yıllarca. O yüzden fazla yorma onu, önceliğin o
olsun her zaman :)
Tatil güzel tam kafa dinlemelik, tabi kafada bir şey
yoksa :)
Bu arada benimki güzel gidiyor
bir çok kitap, yayın ve düşünen insanların yazılarını okudum, bir çok şey öğrendim,
Allah göstermesin Türkçe-İngilizce karışık okurken 2 dili de karıştırmaya
başlamıştım, zor toparladım:D şimdi tek tek yapıyorum hem ben karışık sevmezdim
de 22 Eylül'e kadar bitsin diye öyle yapmak istedim ama dedim sonra verimli
olmadıktan sonra neye yarar dedim, öyle değil mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder